Ebru'nun Günlüğü
23 Şubat 2015 Pazartesi
Yaşamayı Seviyorum
Yalnızlık diye bir şey yoktur. Bu kavram insanların uydurduğu bir kelimedir. Ben hayatta hiçbir zaman yalnızlık çekmedim. Hayatta en iyi yaptığım tek şey kendimi mutlu etmektir. Evet ben biraz deli dolu yaşamayı çok seviyorum. Bu hayat iyisiyle kötüsüyle çok güzel. Beni kimsenin üzmesine izin vermeyeceğim.
13 Aralık 2013 Cuma
KALBİM
Kalbim ahhh... Çok severken içi yana yana susmak zorundayım. Ben kaderime razıyım. Artık geçmişe bir perde örtüp hiç olmamış gibi yaşayacağım. Bunun hesabını ahiret de vereceğim günü bekleyeceğim...
24 Ekim 2013 Perşembe
MONA ROSA
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister.
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Ulur aya karşı kirli çakallar,
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
Mona Rosa bugün bende bir hal var.
Yağmur iri iri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.
Açma pencereni perdeleri çek,
Mona Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek.
Anla Mona Rosa ben bir deliyim.
Açma pencereni perdeleri çek.
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,
Bende çıkar güneş aydınlığına.
Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi.
Seni hatırlatır her zaman bana.
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
Işıksız ruhumu sallar da durur.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.
Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi.
Ellerinden belli olur bir kadın,
Denizin dibinde geziyor gibi.
Ellerin, ellerin ve parmakların.
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Akşamları gelir incir kuşları,
Konarlar bahçemin incirlerine.
Kiminin rengi ak kiminin sarı.
Ah beni vursalar bir kuş yerine.
Akşamları gelir incir kuşları.
Ki ben Mona Rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni.
O masum bakışların su kenarında.
Ki ben Mona Rosa bulurum seni.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza.
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Artık inan bana muhacir kızı,
Dinle ve kabul et itirafımı.
Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı
Alev alev sardı her tarafımı.
Artık inan bana muhacir kızı.
Yağmurdan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
Yağmurdan sonra büyürmüş başak.
Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kuş tüyüne.
Bir tüy ki can verir gülümsesen,
Bir tüy ki kapalı geceye güne.
Altın bilezikler o kokulu ten.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister,
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Sezai KARAKOÇ'tan
En sevdiğim şiir...
Aşk
Adam Bir Gece Namaz Kılmak İçin
Seccadesini Serer.
Namazını Bitirdikten Sonra Şöyle Bir Dua Da
Bulunur ;
Ya Rabbi (c.c) Şu Vakitte Bir Çok Kimse
Uyudu … Bir Çoğu Sevdiğine Gitti Bende Sana geldim
Çünkü Benim Sevdiğim Sensin.
Sonra zikire başladı ve seccade üzerinde
zikir çekerken uyuyakaldı.
Bir hırsız girdi evine biraz sonra bakındı
sağına soluna oldukça az ve eski eşyaların olduğu fakir biri…nin eviymiş bu.
Ne fakir bir ev diye düşündü.
Ama bir kaç parça eşya almadan çıkmak
olmaz diye düşündü. Torbasına doldurduğu
bir kaç parça eşya ile tam evden
çıkacakken birde baktı ki kapı yok ! Az önce girdiği kapı hiç biryerde yoktu her
yer duvardı.
Aldıklarını bıraktı ve tekrar çevresine baktı
kapı orada duruyordu.
Tekrar torbasına doldurdu eşyaları ve
tekrar baktı ki kapı yine yoktu! Bu işlemi tam 3 kez tekrarladı.
Tam o esnada duvarlar dalga dalga
yarılarak dediki ;
”Ey Hırsız ! Seven Uyudu Ama Sevilen
Ayakta…
Seccadesini Serer.
Namazını Bitirdikten Sonra Şöyle Bir Dua Da
Bulunur ;
Ya Rabbi (c.c) Şu Vakitte Bir Çok Kimse
Uyudu … Bir Çoğu Sevdiğine Gitti Bende Sana geldim
Çünkü Benim Sevdiğim Sensin.
Sonra zikire başladı ve seccade üzerinde
zikir çekerken uyuyakaldı.
Bir hırsız girdi evine biraz sonra bakındı
sağına soluna oldukça az ve eski eşyaların olduğu fakir biri…nin eviymiş bu.
Ne fakir bir ev diye düşündü.
Ama bir kaç parça eşya almadan çıkmak
olmaz diye düşündü. Torbasına doldurduğu
bir kaç parça eşya ile tam evden
çıkacakken birde baktı ki kapı yok ! Az önce girdiği kapı hiç biryerde yoktu her
yer duvardı.
Aldıklarını bıraktı ve tekrar çevresine baktı
kapı orada duruyordu.
Tekrar torbasına doldurdu eşyaları ve
tekrar baktı ki kapı yine yoktu! Bu işlemi tam 3 kez tekrarladı.
Tam o esnada duvarlar dalga dalga
yarılarak dediki ;
”Ey Hırsız ! Seven Uyudu Ama Sevilen
Ayakta…
30 Temmuz 2013 Salı
Düşünmek
Bazen yaşadığın her şey anlamsız geldiğinde kendini boşlukta bulursun işte tam o sırada yaratan Allah'a duam:"Allah'ım yaşamam hayırlı ise yaşat,hayırlı değil ise canımı al." Kendimi bu halde hissederken hep böyle dedim ve yaşadığım her dakika için Allah'a şükrediyorum. Allah'ın adaletine bıraktım her şeyi...
22 Nisan 2013 Pazartesi
14 Aralık 2012 Cuma
Bülbül
Bülbül
Hocanın canı meyve ister, dalar birinin bahçesine.
Ağaca çıkar ne bulursa atıştırır. Bahçenin sahibi gelip, "Ne yapıyorsun sen benim ağacımda?" diye sorunca
Hoca, "Ben bülbülüm," der. Bunun üstüne adam, "Hadi o zaman öt de bir görelim" diye karşılık verir.
Hoca ağzını büzerek bir takım sesler çıkarır. Adam kahkaha atarak, "Hiç böyle bülbül mü olur?" deyince Hoca hiç duraklamadan cevabını verir: "Eh ne yapalım," der, "bülbülün acemisi böyle öter".
Hocanın canı meyve ister, dalar birinin bahçesine.
Ağaca çıkar ne bulursa atıştırır. Bahçenin sahibi gelip, "Ne yapıyorsun sen benim ağacımda?" diye sorunca
Hoca, "Ben bülbülüm," der. Bunun üstüne adam, "Hadi o zaman öt de bir görelim" diye karşılık verir.
Hoca ağzını büzerek bir takım sesler çıkarır. Adam kahkaha atarak, "Hiç böyle bülbül mü olur?" deyince Hoca hiç duraklamadan cevabını verir: "Eh ne yapalım," der, "bülbülün acemisi böyle öter".
19 Temmuz 2012 Perşembe
Attilla İlhan
Attilla İlhan'nın bütün şiirlerini severek okuyorum.Bunun için size hayatını paylaşıyorum.İnşallah beğenirsiniz.İleride şiirlerini paylaşacağım.
ATTİLÂ
İLHAN
15 Haziran
1925’te İzmir’in Menemen ilçesinde doğdu. 11 Ekim 2005'te
İstanbul'da yaşamını yitirdi. İzmir'de Karşıyaka Cumhuriyet
İlkokulu ve Karşıyaka Ortaokulu'nu
bitirdi. Atatürk Lisesi'ndeki öğrenciliği
sırasında Türk Ceza Kanunu'nun 141. maddesine aykırı davrandığı
gerekçesiyle tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Danıştay
kararıylaeğitimi
sürdürme hakkını kazandı. İstanbul'da Işık Lisesi'nden mezun
oldu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki yüksek
öğrenimini yarıda bıraktı. 6 yıl aralıklarla Paris'te yaşadı.
Türkiye'ye döndü. Çeşitli gazete ve dergilerde çalıştı.
Demokrat İzmir Gazetesi Genel Yayın Müdürlüğü ve
Başyazarlığı'nı üstlendi. Ankara’da
Bilgi Yayınevi Danışmanlığını yaptı. Senaryolarında "Ali
Kaptanoğlu" takma adını kullandı. Yeni Ortam, Dünya,
Milliyet, Söz gazetelerinde köşe yazıları
yazdı. Yelken ve Sanat Olayı dergilerini yönetti. İlk şiiri olan
"Balıkçı Türküsü"
1941'de Yeni Edebiyat Dergisi'nde yayınlandı. "Nevin Yıldız"
takma adıyla İstanbul, "Beteroğlu" takma adıyla Yücel
dergilerinde şiirleri çıktı. 1946 CHP şiir yarışmasında
"Cebbaroğlu Mehemmed" şiiriyle birincilik ödülü
kazandı. Bu başarıdan sonra hızla tanınıp sevildi. Genç, Yeni
Nesil, Varlık, Aile, Yirminci Asır, Seçilmiş Hikayeler,
Kaynak, Ufuklar, Mavi, Yeditepe, Dost, Yelken, Ataç, Yön, Milliyet
Sanat, Sanat Olayı gibi dergilerde şiirleri, deneme ve
eleştirileri yayınlandı. Türk edebiyatının
önemli isimleri arasına girdi. Garip
Akımı ve İkinci
Yeni şiirine
karşı çıktı. Mavi ya da Maviciler adıyla tanınan toplumcu
gerçekçi şiir akımını başlattı. Şiire yeni bir ses düzeni,
taşkın, coşkulu bir anlatım ve kendisine özgü bir duyarlılık
getirdi. Sisler Bulvarı, Yağmur Kaçağı, Ben
Sana Mecburum şiir
kitaplarındaki şiirleriyle gençşair kuşağını
etkiledi. Yasak Sevişmek, Elde Var Hüzün kitaplarındaki
şiirlerinde divan
şiiri veşarkılardan
da yararlandı. İlk iki romanı
Sokaktaki Adam ve Zenciler Birbirine Benzemez'den sonraki
romanlarında tarihsel
konulara ağırlık vermeye başladı. Bu tür romanlarında
öz Türkçe akımına karşı çıktı. Senaryolarını yazdığı
önemli filmler:
Yalnızlar Rıhtımı (Lütfi Akad), Ateşten Damlalar (Memduh Ün),
Rıfat Diye Biri (Ertem Gönenç), Şoför Nebahat (Metin Erksan),
Devlerin Öfkesi (Nevzat Pesen), Ver Elini İstanbul (Aydın Arakon).
ESERLERİ
ŞİİR:
Duvar (1948)
Sisler Bulvarı (1954) Yağmur Kaçağı (1955)
Ben Sana Mecburum (1960)
Bela Çiçeği (1962)
Yasak Sevişmek (1968)
Tutkunun Günlüğü (1973)
Böyle Bir Sevmek (1977)
Elde Var Hüzün (1982)
Korkunun Krallığı (1987) Ayrılık Sevdaya Dahil (1993)
ROMAN:
Sokaktaki Adam (1953)
Zenciler Birbirine Benzemez (1957)
Kurtlar Sofrası (1963/64)
Bıçağın Ucu (1973)
Sırtlan Payı (1974)
Yaraya Tuz Basmak (1978)
Fena Halde Leman (1980)
Dersaadet’te Sabah Ezanları (1981)
Haco Hanım Vay (1984)
O Karanlıkta Biz (1988)
GEZİ-DENEME-ELEŞTİRİ:
Abbas Yolcu (1957)
Hangi Sol (1971)
Gerçekçilik Savaşı (1980)
Hangi Atatürk (1981)
Batı'nın Deli Gömleği (1982)
İkinci Yeni Savaşı (1983)
Sağım Solum Sobe (1985)
Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler (1985)
Ulusal Kültür Savaşı (1986)
ÖDÜLLERİ
1946 CHP Şiir Yarışması Birinciliği
1974 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Tutuklunun Günlüğü ile
1975 Yunus Nadi Roman Armağanı Sırtlan Payı ile
ŞİİR:
Duvar (1948)
Sisler Bulvarı (1954) Yağmur Kaçağı (1955)
Ben Sana Mecburum (1960)
Bela Çiçeği (1962)
Yasak Sevişmek (1968)
Tutkunun Günlüğü (1973)
Böyle Bir Sevmek (1977)
Elde Var Hüzün (1982)
Korkunun Krallığı (1987) Ayrılık Sevdaya Dahil (1993)
ROMAN:
Sokaktaki Adam (1953)
Zenciler Birbirine Benzemez (1957)
Kurtlar Sofrası (1963/64)
Bıçağın Ucu (1973)
Sırtlan Payı (1974)
Yaraya Tuz Basmak (1978)
Fena Halde Leman (1980)
Dersaadet’te Sabah Ezanları (1981)
Haco Hanım Vay (1984)
O Karanlıkta Biz (1988)
GEZİ-DENEME-ELEŞTİRİ:
Abbas Yolcu (1957)
Hangi Sol (1971)
Gerçekçilik Savaşı (1980)
Hangi Atatürk (1981)
Batı'nın Deli Gömleği (1982)
İkinci Yeni Savaşı (1983)
Sağım Solum Sobe (1985)
Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler (1985)
Ulusal Kültür Savaşı (1986)
ÖDÜLLERİ
1946 CHP Şiir Yarışması Birinciliği
1974 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Tutuklunun Günlüğü ile
1975 Yunus Nadi Roman Armağanı Sırtlan Payı ile
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
